• Ekim 10, 2019

    Takvimler sonbahar mevsimini gösterse de hava sıcaklıkları, henüz tam olarak sonbahar şartlarına göre olmayabiliyor. Bir gün günlük güneşlik bir hava durumuyla karşılaşırken bir gün kapalı ve soğuk bir hava ile karşılaşabiliyoruz. Hatta gün içinde bile farklı saatlerde sıcaklıklar değişim gösterebiliyor. Bu dönemlerde de bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerekiyor çünkü hava değişikliklerine zor adapte olabiliyoruz ve soğuk algınlığı problemleri yaşayabiliyoruz. Bağışıklık sistemi ve soğuk algınlığı dendiğinde akla ilk olarak C vitamini geliyor. Vücudumuz C vitamini üretemediği için dışarıdan besinler sayesinde alırız. Suda çözünen bir vitamin olan C vitaminin ana kaynakları meyve ve sebzelerdir. 

    c vitamini, c vitamini nelerde bulunur, c vitamini zengini meyveler, c vitamini zengini sebzeler, portakal, çilek, biber,
  • Ekim 10, 2019

    Vücudumuza ne kadar çok oksijen aldığımızı hiç düşündünüz mü? Her nefes alışımızda hayatta kalmamız için gerekli olan oksijeni vücudumuza alıyoruz ama oksijen aynı zamanda vücudumuz için zararlı bir madde olabilir. Oksijen molekülleri reaktif bir yapıya sahip olabilirler. Aşırı reaktif bir hal alan moleküllerimiz hücre yapılarımız için çok büyük zararlara sebep olabilir. Oksijenin bu dengesiz durumunun oluşturduğu bu zararlı duruma oksidatif stres adı verilir. Selenyum ise işte tam bu noktada devreye girer. Oksidatif stresi engelleyen bir grup besin bulunur. Selenyum bu besinlerle birlikte çalışarak oksidatif stresi önlemeye yardımcı olur. Vücudumuz için en önemli yararı oksidatif stresle savaşmak olan selenium farklı hastalıklara karşı da oldukça başarılıdır.

    selenyum, selenyumun önemi, selenyumun faydaları, selenyum nelerde bulunur, oksidatif stres,
  • Ekim 10, 2019

    Hepimiz sağlıklı yaşamak için hayat ve beslenme düzenlerimizi değiştiriyoruz. Sağlıklı beslenmek ve vücudumuz için en doğru olan kiloya gelip o kiloyu korumak istiyoruz. Bunun için de en doğru kilo verme yöntemini bulmak için çabalıyoruz. Her birimizin kilo oranının kendi vücuduyla oranlı olması gerekir ve birimiz için doğru olan kilo, diğerimiz için doğru olmayabilir. Bu aynı şekilde beslenme düzenlerimiz ve seçtiğimiz diyetler için de geçerlidir. Bizim için faydalı olan kilo verme yöntemi, bir yakınımız için faydalı olmayabilir. Dolayısıyla hepimizin kendine uygun kilo verme yöntemini bulması gerekir. 

    kilo verme, sağlıklı kilo verme, kilo kaybı, diyet programları, sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme,
  • Ekim 10, 2019

    Sonbahar ayları, hava değişikliğinin ve mevsim geçişinin en net hissedildiği aylardır. Bu aylarda havalar bir gün sıcak olurken bir gün soğuk olabilir. Hatta sabah evden havanın sıcak olacağı düşüncesiyle çıkarız ama 2 saat içinde hava bir anda soğuyabilir. Böyle durumlarda ne giyeceğimizi bilemediğimiz için de üşütebiliriz ve bağışıklık sistemimiz zayıflayabilir. Tabii sadece mevsim geçişi ve hava durumu değil, stres de bağışıklık sistemimizi oldukça etkilemektedir. Yaz tatili sonrası işe ve okula dönüşün yarattığı meşguliyet ve stres, bağışıklık sistemimizin hastalıklara açık olmasına yol açabiliyor. O yüzden özellikle mevsim geçişleri ve stresli dönemlerimiz başta olmak üzere bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaya oldukça fazla dikkat etmeliyiz. 

    bağışıklık sistemi, mevsim geçişi, hava değişikliği, bağışıklık sistemini güçlendirme, güçlü bağışıklık sistemi, c vitamini, gıda takviyesi,
  • Ağustos 09, 2019

    Yaşam koşulları, özellikle şehir yaşantısı, yorgun düşmemize sebep olabiliyor. Bunu engellemek ve enerji düşüklüğü ile baş etmek ise bizim elimizde. Enerji düşüklüğü ile baş etmek zor gibi gözükse de aslında düşünüldüğü gibi zor değil… Yaşam tarzında yapılacak birkaç ufak değişiklik ve dikkat edilecek noktaları es geçmemek önemlidir. Yaşamımız, tamamen bize özel olduğu için bunu dolu dolu, mutlu ve sağlıklı bir şekilde geçirmek için enerji konusuna da oldukça dikkat etmek gerekiyor. Bizim elimizde olan bu durumu en iyi şekilde değerlendirmek de 3 altın kuraldan geçiyor. Bu kurallar, uygulanabilir oluşu ile dikkat çekerken daha enerjik hissetmemizi ve sağlıklı bir hayata sahip olmamızı sağlıyor.

    enerjik hissetmek, yorgunluk, halsizlik, sağlıklı beslenme, güneş ışığı,
  • Ağustos 07, 2019

    Sağlıklı bir yaşama sahip olmak için vücudun ihtiyaç duyduğu bazı temel bileşenler bulunmaktadır. Vitamin ve mineral olarak adlandırdığımız bu bileşenler, dışarıdan gıdalar ya da gıda takviyeleri ile alınarak sağlıklı vücut düzeni korunmaktadır. Ancak bazı durumlarda vitamin ve mineral eksikliği görülebilmekte ve beslenmeden ya da başka faktörlerden kaynaklı ortaya çıkan bu eksiklikleri anlamak ve önlem almak, sağlık için oldukça önem taşımaktadır. Eksikliği sonucunda pek çok probleme sebep olan B12 vitamini de fiziksel ve mental sağlığın temelini oluşturan bir vitamin olarak bilinmektedir. Vücudun her noktasına etkisi bulunan bu vitaminin eksikliği durumunda pek çok olumsuz durum ortaya çıkabilmektedir. Bu olumsuz durumları hayatınızdan uzakta tutmak için B12 eksikliği belirtilerine sahip olup olmadığınızı kontrol etmeniz; pek çok rahatsızlığa sebep olabilecek bu belirtiler doğrultusunda önlem almak ve B12 eksikliği problemini ortadan kaldırmak için vücudunuzun tepkilerine kulak vermeniz, atabileceğiniz ilk ve önemli adımdır. 

    B12 eksikliği, B12 vitamini, unutkanlık, saç dökülmesi, halsizlik neden olur, B12 nelerde var,
  • Ağustos 15, 2019

    Vücudumuzun en küçük parçası olan hücrelerin her birinde enerji üretim merkezi olan mitokondriler bulunur. Hücrelerimizdeki bu mitokondrilerin neredeyse tümü, annelerimizin genlerinden aktarılır. Yani dış görünüşlerimiz babalarımıza daha çok benziyor olsa bile vücudumuzda DNA molekülünü taşıyan mitokondrilerimizi annelerimizden alırız. Annelerimizden kalıtsal olarak aldığımız bu mitokondrilerde bulunan halkasal yapılı DNA molekülü, yaşlanma hızımızı belirleyici bir etkiye sahiptir. Mitokondriyal DNA’larımız günlük hayatımızı sürdürebilmemiz için gereken enerjiyi üretmekle sorumludur. Yaş aldığımız her bir gün de bu enerji üretimi değişmektedir. 50’li yaşlarında birinin mitokondrilerinde üretilen enerji ile 20’li yaşlarındaki birinin hücrelerinin ürettiği enerji değişkenlik göstermektedir. Tabii kimi zaman her ne kadar genç olursak olalım daha yorgun ve bitkin hissettiğimiz olabilmekte; bu da mitokondriyal DNA’larımızın erken yaşta az enerji üretmeye başladığını göstermektedir. Bu yüzden erken yaşta yaşlanmayı engellemek için ilk yapmamız gereken şey mitokondriyal yaşlanmamızı yavaşlatmaktır. Mitokondrilerimizdeki enerji üretimi hızını koruyabilirsek 100 yaşımıza geldiğimizde bile kendimizi enerjik ve dinamik hissedebiliriz. 


    mitokondri, enerji üretimi, erken yaşlanma, mitokondriyal yaşlanma,
  • Ağustos 07, 2019

    Belki daha önce serbest radikal diye bir terim duymadınız ancak bu, hepimizin bilmesi gereken bir terim zira tüm vücudumuzu alt üst edebilecek güce sahip. Oksidatif stres altında olan vücudumuzda oksijen çiftlenmiş elektronu olmayan iki ayrı atoma ayrılır. Tek başına dolaşan ve eksik elektronu olan bu atomlara serbest radikal denir. Halbuki elektronlar çiftler halinde dolaşmayı severler. Bu yüzden vücudumuzdaki serbest radikaller kendilerine bir elektron daha bulabilmek için tüm vücudumuzu dolaşırlar. Bu dolaşma esnasında da hücreler, proteinler ve DNA zarar görür. Serbest radikaller birçok hastalığa sebep olabilir. Diyabet, Alzheimer ve Parkinson hastalığı, damar tıkanıklığı gibi hastalıklara yol açabilir. Bu serbest radikaller yediğimiz yiyecekler ve içtiğimiz ilaçlardan dolayı meydana gelebilir.  


    serbest radikal, serbest radikal nedir, oksidatif stres, oksidatif stres nedir,
  • Ağustos 07, 2019

    Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet birçok hastalığın nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. En genel anlamıyla diyabet, açlık kan glikoz düzeyinin normalin üzerine çıkması olarak tanımlanabilir. Bunun nedeni de insülin hormonudur. Vücudumuzdaki insülin hormonu üretimi yetersiz olduğunda ya da hiç gerçekleşmediğinde diyabet sorunuyla karşılaşabiliriz. Diyabet hastalığı vücudumuzdaki dokuların insüline karşı duyarsızlaşması nedeniyle de görülebilir. Bu hastalığın birçok farklı çeşidi bulunabilir ancak en yaygın görüleni, tip 2 diyabet olarak bilinenidir. Bu hastalığın ilk aşamaları halk arasında insülin direnci olarak bilinir. Vücudumuzda insülin üretimi yeterli olsa da bu hormonu algılayan reseptörler çalışmaz ve vücudumuz insüline karşı duyarsızlaşır. Bu hastalık kilo kaybetme, çok su içme ve çok yemek yeme olarak kendini gösterebilir. İşte böyle tipleri olan diyabeti gıda takviyeleriyle kontrol altına almak mümkündür. 


    diyabet, insülin direnci, tip 2 diyabet, gıda takviyesi, diyabet için gıda takviyesi, c vitamini kan şekerini düşürür mü, krom,